Kendime engel olamıyorum, ne zaman gelsen… Gitsen… Yumuşak kadife gibi hislerim… Asla anlayamayacağım nedenlerdendir, böyle hissediyorum. Ama hiçbir şey, engellerimi kaldıramıyor. Etrafımdaki sen isen… Bir şeyler hep arkama gizleniyor, beni kendine çekiyor. Aydınlığı alıp uzaklara, karanlığa itiyor. Tutamayacağımı anlamak zoruma gidiyor.
Ne zaman istesen elde edebileceğin arzuların, kilometrelerce öteden hissediliyor ama ben… Hiçbiri, hiçkimsesi… Beni tatmin etmeye yetmiyor. Sunulan tatlımsı güzellik… Cömert hissederse belki tadına bakabilirim!
Ama hiçbir şey de onu tatmin etmeye yetmeyecek. Her zaman isterken… Günün her saati etrafımda… Melankolimin getirdiği göz yaşlarımla sevimliliğime bürünüyorum. Tatlılığımdan da biraz istiyor. Tatminine yetmiyor. Bense koşuyorum. Çünkü ne sen ne de başkası… Ben bu aydınlık ışığın ortasındayken kendimden kurtaramaz. Ne yaparsam yapayım. Yine de… Engel olamıyorum.
(Alexandra Savior’un Can’t Help Myself şarkısına ithafen yazdım. Deniz kıyısında hep dinlerim bu şarkıyı. Şarkının başında dalga sesi olduğunu sonradan fark ettim. Tavsiye ediyorum. İyi okumalar !)
(Alexandra Savior-Can’t Help Myself)
Soft kiss, my baby wanted it
I could sense it from a mile away
He wants a bit of this sweet melancholy and
He can get it any time of day
‘Cause nothing else can satisfy him
Oh, oh, I can’t help myself
Something comes over me
Baby, whenever you are around
Light dims as he walks my way
I’ve been running for a reason I could never retain
Sweet lips like pink lemonade
When he’s feeling generous he’s gonna give me a taste
‘Cause nothing else can satisfy me
Oh, oh, I can’t help myself
Something comes over me
Baby, whenever you are around
Oh, oh, I can’t help myself
Something comes over me
Baby, whenever you are around
Oh, oh, I can’t help myself
Something grabs hold of me
Baby, whenever you are around

Bir Cevap Yazın